İstanbul’da mutlaka görmeniz gereken tarihi semtler

İstanbul’u gezip görmeye bir ömür yetmez biliyoruz. Müzeleri, sarayları, tarihi yapıları, parkları, bahçeleri bir yana bir de çok özel semtlere ev sahipliği yapıyor İstanbul. Betonlaşmanın bozduğu mimari, küçük alanlara binlerce insanların sıkıştırılması ve tabi ki neredeyse mahalle aralarına kadar giren alışveriş merkezleri ile tarihi dokusu her ne kadar bozulsa da hala daha çok güzel. Tüm bunlara rağmen bazı tarihi semtleri de varlığını bozulmadan korumaya devam ediyor. Sizler için İstanbul’da mutlaka görmeniz gereken 10 tarihi semti derledik.

KUZGUNCUK/ÜSKÜDAR

İstanbul’un şüphesiz ki her sokağı her mahallesi gezilmeye görülmeye değer ama bazıları var ki hala daha geçmiş yılların izini taşıyor. Bizi özlem duyduğumuz geçmişe götürebiliyor. Bunlardan ilki şüphesiz ki rengarenk evleri, tarihi Kuzguncuk Bostanı ve bir zamanların fenomen dizisi Ekmek Teknesi’ne de ev sahipliği yapan Üsküdar ilçesine bağlı Kuzguncuk.

Kuzguncuk’a Üsküdar İskelesi’nden indikten sonra en fazla 10-15 dakikalık bir yürüyüş ile ya da hemen sahildeki peronlardan kalkan Kuzguncuk’tan geçen minibüslere binerek ulaşabilirsiniz. Semte ayak basar basmaz sizleri mis kokuların yükseldiği pastaneler, fırınlar, kafeler karşılıyor. Semtin tarihi dokusu neredeyse hiç bozulmamış. Tarihi Kuzguncuk Bostanı’nda ise hala daha sebze ve meyve yetiştiriliyor. Bostanın hemen arkasında yer alan rengarenk evler ise insanı adeta büyülüyor. İskandinavya’da birçok örneği görülen sıralı, küçük ve renkli binalar ile dolu olan Kuzguncuk sokakları her şehir romantiğinin mutlaka ziyaret etmesi gereken semtler arasında ilk sırada yer alıyor.

BALAT/FATİH

İstanbul’un tarihi ilçelerinden Fatih’e bağlı olan sahil semti Balat, yüzyıllardır olduğu gibi hala daha kültürlerin buluşma noktası olmaya devam ediyor. Tarihi yapısını bozmadan modern yaşama da göz kırpan ve geçmiş ile geleceği çok güzel bir şekilde sentezlemeyi başaran Balat semtinde Yahudiler, Ermeniler, Makedonlar ve eski İstanbul insanlarından izler bulmak mümkün.

Heybetli Fener Rum Lisesi, sahilde bembeyaz bir kuğu gibi süzülen Bulgar Kilisesi ile görenleri kendine hayran bırakan semte bir kez gelmek de yetmez. Her geldiğinizde farklı bir yerini keşfedeceğiniz, seveceğiniz ve sahipleneceğiniz Balat semti İstanbul’un en şahsına münhasır semtleri arasında yer alıyor. Balat’a Eminönü’nden kalkan birçok otobüs ile kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.

KADIRGA/FATİH

İstanbul’un eskiden ilçe olan Eminönü semtine bağlı ve günümüzde Fatih ilçesi sınırlarında yer alan bir diğer mutlaka görülmesi gereken semti ise Kadırga. Son yıllarda tüm modern kentlerde olduğu gibi İstanbul’da da unutulmaya yüz tutan mahalle kültürünün hala daha özenle devam ettirildiği Kadırga semtinde ara sokaklarda gezerken kendinizi kaybedeceksiniz.

Türk sinemasının altın kalpli kötü adamı Erol Taş’ın ismini taşıyan kahvehanede burada yer alıyor. Osmanlı zamanında kadırgaların yani günümüz deyişiyle büyük gemilerin limanı olarak kullanılan tarihi sahil semti Kadırga’da hem unutulmaya yüz tutan mahalle yaşantısına dahil olabilir hem de Osmanlı döneminin İstanbul’unu seyre dalabilirsiniz.

BEYAZIT/FATİH

Siz de hep Fatih’ten gidiyorsunuz dediğinizi duyar gibiyiz. Ama Fatih İstanbul’un en tarihi semti olabilir. Yedi İstanbul’a Yedi Tepe adını veren semt hem de biliyorsunuz ki Tarihi Yarımada aynı zamanda. İstanbul’un yine Fatih ilçesine bağlı en eski semtlerden bir tanesi de Beyazıt. Beyazıt Sahaflar Çarşısı, ülkemizin ilk üniversitesinin yer aldığı İstanbul Üniversitesi’nin heybetli duruşu ve varlığı ile çok nadide bir semt.

Kurulan pazarlara, Kapalı Çarşı’ya, Nur-i Osmaniye Camii’ye ve bir çırpıda sayamayacağımız birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapıyor. Turistik bir pazar gezisi için biçilmiş kaftan olan Beyazıt semti mutlaka tadını çıkararak uzun uzadıya gezilmesi ve özümsenmesi gereken tarihi semtlerimizden bir tanesi.

VEFA-KÜÇÜKPAZAR/FATİH

İstanbul’un tarihi ilçesi Fatih’te yer alan bir diğer tarihi semt ise Vefa. Bildiğimiz vefanın adı kaldı belki son günlerde ama İstanbul’daki Vefa semti tüm ihtişamı ve sıcaklığıyla ilgililerini kucaklamaya devam ediyor. Arnavut kaldırımlı daracık ara sokakları, mis gibi bozaların tüttüğü Vefa Bozacısı, ikinci el eşyaların satıldığı Küçükpazar ile şehir romantiklerini bekliyor.

Özellikle kış mevsiminde tadından yenmeyen bir semt olan Vefa’da tüm ara sokaklarda ayrı bir renk cümbüşü ile karşılaşmanız mümkün. Buraya kadar gelip de sakın sıcacık bir boza içmeden de dönmeyin.

FENERBAHÇE/KADIKÖY

İstanbul’un en nadide, en özel ve şüphesiz ki en tarih kokan semtlerinden bir tanesi Anadolu Yakası ilçelerinden Kadıköy’e bağlı semtlerden Fenerbahçe. Adını duyunca bile içimizin açılmasını sağlayan Fenerbahçe tarihi semti, Marmara Denizi’ne doğu batı yönlerine doğru uzanan bir yarımada şeklinde. Özellikle bahar mevsiminde mutlaka ziyaret edilmesi gereken semtler arasında yer alan Fenerbahçe’de birçok erguvan ağacı ve zeytin ağacı görebilmeniz mümkün.

Sabahın erken saatlerinde varıldığında güneşin doğuşuna ve akşam yorgunluğunda güneşin batışına şahit olmak için tercih edilebilecek en güzel tarihi semtler arasında yer alıyor. Baharda ayrı güzel evet ama hala Fenerbahçe’yi ziyaret etmediyseniz vakit kaybetmeden yola çıkın çünkü bu semt dört mevsim günün her saatinde ayrı bir güzel.

SAMATYA/FATİH

İstanbul’un en tarihi semtlerinden bir tanesi de bir zamanların efsane dizisi Türkan Şoray ve Şener Şen’İ bir araya getiren İkinci Bahar’a ev sahipliği de yapan Samatya semti. Mahalle kültürünün izlerine hala daha rastlayabileceğiniz, sahilde mevsimine göre rakı-balık faslı yapabileceğiniz ya da sıcacık çayınızı yudumlayabileceğiniz bazı sokakları halen arnavut kaldırımları ile bezeli olan Samatya.

Gitmişken Vakkas ve Ali Haydar’ın karşılıklı işlettiği kebapçı dükkanlarına uğramayı ve tabi hemen dükkanlara inen merdivenlerde de bir hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmeyin deriz.

GALATA/BEYOĞLU

İstanbul’daa yer alan tarihi semtler derlemesi yapılır da hiç İstanbul’un tarihi semtlerinin kalbi olan Galata es geçilir mi? Elbette ki geçilmez. Tüm betonlaşmaya ve modern yaşamın dezavantajlarına rağmen halen ihtişamlı varlığını korumaya çalışan Galata Kulesi, mutlaka görülmesi gereken mevlevihanesi ve arnavut kaldırımlı sokakları ile Galata hala daha İstanbul’un kalbinin attığı en önemli semtlerden bir tanesi olarak varlığını tüm güzellikleriyle korumaya devam ediyor.

Galata semtinde mutlaka görülmesi gereken hatta görülmeden semtten dışarı ayak atılmaması gereken bir yer daha var. Semte bağlı Serdar-ı Ekrem sokak üzerinde yer alan İngiliz-Kırım Kilisesi. Zamanında Kırım Savaşı olurken İngilizler tarafından tarihimize kazandırılan ve tüm varlığıyla tam bir İskoç-İngiliz kasabasından fırlayıp da şehrin ortasına yerleştirilmiş gibi görünen bu mekan hala daha birçok şehir romantiğinin bilgisi dışında. O yüzden durmayın atın kendinizi İstanbul’un güzelim ara sokaklarına…

 

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Ajanda İstanbul'u sosyal medyada da takip edin!