Koronavirüs ile birlikte hayatımıza giren kelimeler

Çin’in güneyinden başlayarak kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs kovid-19 salgını nedeniyle hiç de öngöremediğimiz bir şekilde hayatlarımız tepe taklak oldu. Yepyeni bir sisteme geçiş yaptık. Koronavirüsün hayatımıza girmesiyle birlikte birçok şey değişti. Tüm bu değişimlerin yanı sıra birçok yeni kelime de öğrendik. Salgının hayatımıza sirayet etmesiyle birlikte daha önceden belki de hiç kullanmadığımız kelimeleri kullanır olduk. Bunun dışında yepyeni kelimeler de ürettik. Peki, koronavirüsle birlikte hayatımıza hangi kelimeler girdi? Bu kelimelerin anlamlarını biliyor muyuz? Sizler için koronavirüsle birlikte hayatımıza giren ve sıkça kullanılmaya başlanan kelimeleri derledik. Bakalım siz en çok hangisini kullanıyorsunuz?

Koronavirüs

Öncellikle olayın başkarakteri ile başlayalım. Daha önceden adını duymadığımız büyük bir virüs grubunu kapsayan koronavirüs aslında ilk olarak 1960’lı yıllarda görüldü. İlk önce SERS adıyla ortaya çıkan virüsün daha sonraki yıllarda -ki bu 200’lerin başına tekabül ediyor- MERS türünü yaşadı dünya. Hayvanlardan insanlara ve sonrasında da insanlardan insanlara bulaşan bu virüs türü zoonotik bir virüs. Eşyalar üzerinde tutunuyor ve kendine bir yaşam alanı oluşturuyor. Görüldüğü hayvanlarda öldürücü etkiye sahip olmayan sahip olmayan virüs insan sistemi tarafından tanınmadığı için insanlar üzerinde öldürücü etkiye sahip oluyor. Çünkü daha önceden insanların bağışıklık kazanmadığı bir virüs olduğu için akciğerler başta olmak üzere üst solunum yollarında tahribata neden oluyor ve insanların hayatını kaybetmesine neden oluyor. Koronavirüs de zoonotik bir hastalık.

Zoonotik

Tıp biliminde hayvanlardan insanlara geçen ve sonrasında da insanlar arasında yayılmaya başlayan hastalıklara hayvanlardan bulaştığı için zoonotik hastalık deniyor. Yeni tip koronavirüs Kovid-19 da tam olarak böyle bir hastalık olduğu için zoonotik hastalıklar sınıfına giriyor.

Kovid-19

Koronavirüs kelimesi ve kovid-19 kelimesi bir arada kullanıldığı zaman kafa karışıklığına neden olabiliyor. Kovid-19 koronavirüs demek ise koronavirüs ne demek? Aslında kovid-19 koronavirüsün yeni gelişen türüne verilen isim. Daha önceden SERS ve MERS isimleriyle ortaya çıkan kronavirüs bu sefer de daha yayılıcı ve daha öldürücü bir etkiyle Kovid-19 isminde karşımıza çıktı.

Entübe

Daha önceden belki de bu tıp terimini birçok kez duymuştuk ama dikkat kesilmemiştik. Tabi, solunum yolu sistemlerimiz ile ilgili kronik bir rahatsızlık yaşamıyorsak. Entübe hasta, entübe tedavi kelimlerini yeni tip koronavirüs kovid-19 hayatımıza girdiğinden beri çok sık duyar olduk. Entübe demek aslında solunum yolları ile ilgili sıkıntı anlamına geliyor. Diğer bir deyişle solunum yolu hastalıkları demek. Entübe tedavisi ise solunum yolu hastalıklarından dolayı tedavi görmek anlamına geliyor. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın entübe hasta sayısı diye açıkladığı rakamlar ise solunum cihazına bağlı yani entübe tedavisi gören hastaları ifade ediyor.

Karantina

Daha önceden birçok kez duyduğumuz ancak pek de kullanma ihtiyacı hissetmediğimiz kelimelerden bir tanesi de karantina. Koronavirüsün ülkemizde de hızla yayılmaya başlamasıyla birlikte hepimiz kendimizi imkanlarımız dahilince karantinaya aldık. Karantina genel olarak korunmak, kapalı kalmak, ayrı kalmak gibi anlamlara geliyor. Kendimizi karantinaya aldığımız şu günlerde bu kelimeyle bağlantılı başka tamlamalar da ürettik tabi. Karantina günleri, karantina kafası, karantina günlükleri, karantina meydan okuma okumaları… Bunlar da işin daha çok başta instagram olmak üzere sosyal medya yansımaları. Belki başka bir yazıda da koronavirüsün sosyal medya paylaşımlarımız üzerindeki etkisinden bahsedebiliriz.

Pandemi

Koronavirüs pandemisi, pandemi hastanesi, pandemi günleri bir anda pandeminin ‘p’sinden bile haberimiz yokken ne kadar duyar olduk bu kelimeyi değil mi? Pandemi genel tanımla bir kıta genelinde ya da dünyanın tamamında görülen salgın hastalıklara verilen isim. Aslında bir diğer deyişle salgın anlamına da geliyor. Ancak tıp dilinde daha çok pandemi şeklinde kullanılıyor. Koronavirüs salgını ile mücadele eden ve bu alanda tedavi hizmetleri sunan hastanelere de pandemi hastaneleri deniliyor. Koronavirüs gibi bir kıtanın ya da dünyanın tamamında hızla yayılan hastalıklara da pandemi hastalığı ya da pandemik hastalık deniyor.

Endemi

Endemi ya da andemi şeklinde kullanılan bu kelime ise bir yerel bölgede düzenli olarak görülen ve benzer etkiler yaratan hastalıklara deniyor. Endemi için bir nevi pandeminin küçük kardeşi diyebiliriz. Eğer ki bir hastalık sınırlı bölgesinden uzaklaştıysa ve rutin davranışlarından farklılıklar gösteriyorsa pandemi olabilir. İkisini birbirinden ayıran en önemli unsur ise yayılım hızları ve etki alanları.

İzolasyon

Günlerdir televizyonlarda, internet sitelerinde, programlarda hayatın hemen hemen her alanında ‘Evde Kal Türkiye’ çağrısı yapılıyor. Birçok ünlü isim de, Sağlık Bakanlığının Türk vatandaşlarına yaptığı bu çağrıya kayıtsız kalmadı ve sosyal medya hesaplarından katıldıkları çeşitli programlarla ‘Evde Kal Türkiye’ çağrısında bulundular. Biz de imkanlarımız doğrultusunda evde kalıp sevdiklerimizin ve kendimizin sağlıklarını korumak adına mücadele veriyoruz. İşte tam da bu nokta da izolasyon devreye giriyor. İzolasyon, hiçbir sosyal temas olmadan dışarı çıktığınızda da sosyal mesafeyi koruyarak kendinizi tüm insanlardan korumanız ve uzaklaştırmanız anlamına geliyor bu süreçte. Kendinizi izole edip koronavirüs ile karşılaşma riskinizi en aza indirmeniz gerekiyor.

Sosyal mesafe

Peki, gelelim şimdi de sosyal mesafe kavramına. Yine koronavirüs pandemisinin hayatımıza girmesiyle birlikte çok sık kullandığıız kelimelerden bir tanesi hale geldi sosyal mesafe de. Bu tamlama aslında görgü kuralları için de bizzat olan ve günlük hayatta da özenle riayet etmemiz gereken bir kavram. Bu konuda Türk halkı olarak pek başarılı olduğumuz söylenemez ama koronavirüsün Türkiye’de de hızla yayılmasıyla birlikte bu alanda kendimizi epey geliştirdik diyebiliriz. Sosyal mesafe tam olarak sosyal ortamlarda iki kişi arasında korunması gereken mesafe anlamına geliyor. İki kişi arasında en az 3o santimetre olması gerekiyor. Ancak koronavirüs salgınında bu mesafe de 1,5 metreye çıktı. Kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığını korumak adına karşımızdaki insanlarla aramıza en az 1,5 metrelik bir mesafe koymamız gerekiyor. Unutmayalım, sosyal mesafe bu süreçte hayat kurtarıcı rol oynayan en önemli kurallardan bir tanesi.

Covidiot

Covidiot koronavirüs türü kovid-19’un hayatımızı ele geçirmesinin ardından oluşturulan ve kullanımı da tıpkı koronavirüs gibi hızlıca yayılan bir İngilizce kelime. İngilizce’de aşırı derecede zeka geriliği anlamına gelen idiot kelimesi ile kovid-19’un birleşiminden oluşturulan bu İngilizce yepyeni sözcük koronavirüsün ciddiyetine varamayıp alınan tedbir kararlarına uymayan ve ortalarda dolanan başı boş umursamaz insanlar için kullanılıyor.

Kontamine

Yine daha önceden adını hiç duymadığımız ve koronavirüsün hayatımıza yayılmasıyla birlikte dilimize de hızlıca giren bir tıbbi terim konatimine. Kısaca virüsün temas etmiş olabileceği yerler ve alanlar için kullanılıyor. Uzmanlar sürekli ellerinizi yüzünüze, ağzınıza ve burnunuza değdirmeyin diyor. Bunun nedeni kontamine olmanızı engellemek. Çünkü bir virüsle temas etme durumunda hastalığa yakalanmış olmanız çok yüksek.

Enfekte

Yeni tip koronavirüs kovid-19’a yakalanan kişilere enfekte olmuş kişiler deniyor. Hastalığa yakalananlara kısaca tıp dilinde enfekte diyorlar.

Risk grubu

Uzmanlar tarafından belirlenen koronavirüse yakalanma ihtimalinin yüksek olduğu ve yakalanınca ölümle sonuçlanması daha muhtemel olan gruba verilen isim. Peki, risk grubunu kimler oluşturuyor? 65 yaş ve üzeri kimseler ile özellikle KOAH, astım, kalp, şeker, tansiyon vb. gibi kronik rahatsızlığı olan düzenli tedavi gören kimseler risk grubuna giriyor.

Taşıyıcı

Daha önceden de duyduğumuz ancak anlamı bambaşka boyuta ulaşan bir kelime daha. Koronavirüsün yayılmasıyla birlikte çok sık kullandığımız taşıyıcı kelimesi hastalığı olan ancak belirti göstermeyen ama başkalarına bulaştırarak hasta olmasına neden olan koronavirüs testi pozitif çıkmış kimselere deniyor. Taşıyıcı grup da özellikle 0-20 yaş arası grup. Bu yaşlardaki çocuklarda ve gençlerde hiçbir belirti göstermeden koronavirüs görülebiliyor. Kendileri etkilenmeseler bile yaşlı ve kronik hastalığa sahip kimselerin hastalanmasına ve hatta ölmesine sebep olabiliyorlar. Bu nedenle Türkiye’de koronavirüs tedbirleri kapsamında 20 ve 20 yaş altının sokağa çıkması yasaklandı. Ek bilgi, çalışan ve bu yaş grubunda olan kimseler bu yasaktan muaf.

Pürel

Genellikle sağlık görevlileri tarafından kullanılan ve çok etkili olduğuna inanılan bir el dezenfektanı. Koronavirüsün Türkiye’de de yayılmaya başlayınca bu tıbbi malzemeye olan talep artış gösterdi. Daha önceden pek çok kimsenin duymadığı bu tıbbi dezenfektan jeli bir anda evlerimizin, ofislerimizin ve çantalarımızın baştacı haline geldi.

Hızlı tanı kiti

Uzmanlar tarafından kısa sürede sonuç veren ancak pek de doğru sonuç vermediği ortaya çıkan koronavirüsün bir insanda olup olmadığını anlamak için kullanılan test kitlerine deniyor.

Korona pozitif

Koronavirüs testi yapılan ve test sonucu pozitif çıkan hastalara verilen isim. Hastalığa yakalanan insanlara korona pozitif de deniliyor.

N95 maske

Sağlık çalışanlarının bulaşıcı hastalıklar başta olmak üzere tehlikeli virüslere karşı kendilerini koruyabilmek adına kullandıkları uzun süreli kullanım sağlayan tamamen tıbbi amaçlarla kullanılması gereken maskelere N95 maske deniyor. Bizler 3 katlı cerrahi maskelerimizle kendimizi ve çevremizi korumaya devam etmeli, bu tipteki tıbbi maskeleri bizim sağlığımız için canla başla çalışan sağlık görevlilerine bırakmalıyız.

Kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan ve tüm hayatımızı değiştiren koronavirüs kullandığımız kelimelerin yoğunluğuna kadar birçok rutinimizi tamamen yeniden oluşturdu. Bu virüsten kısa sürede kurtulmak için gereken tedbirlere harfiyen uygulamalı, kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığı için izolasyon kurallarına riayet etmeliyiz. Karantina günlerini daha verimli geçirerek bu süreci sıkıcı ve verimsiz bir süreç olmaktan da kurtarabiliriz. Özellikle Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan 14 kurala uymak da büyük önem arz ediyor.

ajandaistanbul

Ajanda İstanbul 2018 yılında kültür sanat ağırlıklı yayın yapmak üzere kurulan bir kent rehberi portalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir