Ücretsiz ulaşabildiğimiz dizi ve filmleri izlemek için neden para öderiz?

Netflix-Popüler dizi/film izleme platformları

Bundan 10 yıl önce insanlara internet üzerinden ulaşabilecekleri içeriklere para ödeyecekleri söylense herkes buna gülerdi. Elinin altında interneti olan herkes istediği her türlü içeriğe zaten ücretsiz olarak ulaşabiliyorken neden bir de para ödeyerek satın alıyor? Bu sorunun cevabını mutlaka en az bir kez düşünmüşsünüzdür. Bunun nedeni aslında çok basit. Yapay zeka araştırmalarında da sık sık karşımıza çıkan ‘kişiselleştirilmiş deneyim‘ meselesi. Peki, ne demek ‘kişiselleştirilmiş deneyim‘. Kısacası bizim ihtiyaçlarımızı ve beklentilerimizi raporlayan yapay zekanın bize uygun içerikleri sunması.

Yapay Zeka temsili görsel

Diğer kullanıcılardan ayrılan özelliklerimiz raporlanarak kişiselleştirilmiş deneyim sunuluyor

Tabi tek mesele bu değil. Aradıklarımızdan daha fazlasını bulabilme ve yenilikler keşfetme arzumuz da bizi buna sürüklüyor. Dijital dizi/film izleme platformlarından birisine üye olduğumuz zaman orada dikkatimizi çeken birçok içerik mutlaka vardır. Yaş grubumuz, ‘izleyecekler listemiz’e eklediğimiz dizi ve filmler, hangi ülke ve şehirden bağlandığımız bile bizimle ilgili önemli ipuçları paylaşır. Bu verileri hızlıca işleyen yapay zeka da hemen bizim sevebileceğimiz içerikleri önümüze sunar. Bizler de daha önceden haberimiz olmayan ama çok sevebileceğimizi düşündüğümüz içerik yığınının büyüsüne kapılırız.

Kullanıcıyı platforma bağlı tutabilmenin en etkili yolu ‘kişiselleştirilmiş deneyim’ sunabilmek

İletişim fakültelerinde okuyan arkadaşlarınıza danışın. Ücretli abonelik sistemiyle çalışan dijital platformlar için kullanıcı deneyimine uygun içerikler paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu ve kullanıcıyı bu şekilde platforma bağlamanın yollarını size anlatırlar. Basitçe anlattığımız bu durumlar nedeniyle yıllar önce aklımızın ucundan bile geçmemesine rağmen günümüzde ücretsiz ulaşabileceğimiz içerikleri belirli bir ücret karşılığında izliyoruz.

Kişiselleştirilmiş deneyim raporları sayesinde kendimizi özel sanıyoruz

Kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sayesinde kendimizi özel hissetmemiz sağlanır. Böylece bu tip platformlarda her zaman istediğimiz en iyi içeriğin bize ulaştırılacağı garantisi verilir. Hiç tanımadığınız birinin Netflix ya da Amazon Prime ana sayfasına baktığınızda sizden çok daha farklı olduğunu görürsünüz. Sizin izlemekten keyif aldığınız dizi ve filmlerden belki bir tanesi bile ekranında yoktur. Belki olsa da bambaşka bir afişle ve bambaşka bir fragmanla yer alıyordur. Size yüzde 96 eşleştirme ile önerilen bir içerik belki de bir başkasının hiç ana ekranına dahi düşmemiştir. Sizi her şeyiyle tanıyan ilgi alanlarınızı, yeteneklerinizi, hoşlandığınız dizi/filmleri, yaş aralığınızı, cinsiyetinizi, nerede yaşadığınızı bilen yapay zeka tüm bu bilgileri raporlayarak size en uygun içerikleri sunar. Hangimiz ‘merak ettiğim sadece bir dizi var‘ diyerek bir dijital platforma bağımlı hale gelmedik ki?

Yapay Zeka

Raporlanan bilgiler arttıkça kullanıcılar bağımlı hale geliyor

Kullanıcılarını uzunca süre bu platformlara bağlayan yapay zeka yazılımcılarının elindeki en büyük koz ise sizinle ilgili ulaştıkları bilgilerin her geçen gün artması. Siz oradaki içerikleri tükettikçe sizi daha yakından tanıyıp her seferinde sizin daha çok hoşunuza gidebilecek içeriklerle karşılaşmanızı sağlıyorlar. Bu şekilde siz de geri dönüşü olmayan bir kısır döngü içerisine giriyorsunuz.

Sosyal medyanın da en önemli olayı ‘kişiselleştirilmiş deneyim’ sunabilmek

Bu durum tabi ki de hayatımıza dizi/film izleme platformları ile girmedi. Aslında çok önceden beri vardı. Günümüz teknolojilerinin gelişmeye ve yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte kişisel kullanıcı deneyimi meselesi de önemini ve etki alanını artırdı. İnstagram, Twitter, Facebook, Youtube, Pinterest, Linkedin, Reddit gibi sosyal medya platformları da aynı yöntemi ustaca kullanıyorlar. Böylece uzun süre sosyal medya platformlarında vakit geçirmenizi, daha çok reklam görmenizi ve tabi daha çok para kazanmayı hedefliyorlar.

Popüler Sosyal Medya İkonları

Sosyal medyada karşımıza çıkan her sponsorlu içerik, bizim ilgi alanlarımızla doğrudan alakalı. Keşfet sayfamızda gördüğümüz her içerik de aynı şekilde yine bizim daha önceden izlediğimiz içeriklerle ilgili. Birkaç sefer ilgi alanınız dışında bir sayfaya baktığınızda keşfet sayfanızın benzer gönderilerle dolup taştığını görümüşsünüzdür. Bu durumun nedeni yapay zekanın sizin her zamankinden farklı bir alandaki içerikleri de takip etme olasılığınızı keşfetmiş olmasıdır. Benzer içerikler sunarak sizin ilginizi sürekli diri tutmaya çalışırlar.

Bize sunulanı gerçeklik zannetmeye başlıyoruz

Mail hesaplarımızın bağlı olduğu Google, Yandex gibi arama motorlarında da sizin için kişiselleştirilmiş sonuçlar sunulur. Daha önceden yaptığınız aramalar, cümleleri tamamlama şeklinize kadar yapay zeka tarafından taklit edilirsiniz. Bunun bir de küresel boyutları var tabi. Mesela Google’da ‘kitap‘ kelimesini aratın. Bu kelimeyi arattığınız zaman sizin karşınıza çıkan içerik sıralaması ile farklı lokasyondaki birinin karşısına çıkan içerik sıralaması bambaşkadır. Sadece sizin deneyimlerinizden yola çıkarak değil bulunduğunuz konumdan, sosyo-kültürel ve etnik farklılıklara kadar özelleştirilmiş içerikler ile karşılaşırsınız. Bu da nasıl bir sonuç doğuruyor tahmin etmişsinizdir. Herkes gördüğü kadarını gerçekliği kabul ediyor. Bu durum siyasi propagandalarda, sponsorlu içeriklerde, özelleştirilmiş reklamlarda çok iyi kullanılıyor.

Ve evet, sürekli izleniyor, dinleniyor ve takip ediliyoruz

Kendi paylaştığımız bilgilerin bize farklı formlarda sunulmasıyla kapitalist sisteme ve deyim yerindeyse ‘big brother‘lara hizmet etmeye başlıyoruz. Hepimiz birer kobayız anlayacağınız. Ve evet, hepimiz sürekli izleniyor, dinleniyor ve takip ediliyoruz. Bizi çok iyi tanıdıkları için bizi nasıl kendilerine bağlayacaklarını biliyorlar. Bir nevi kişiselleştirilmiş uyuşturucularımızı alıyor ve hayatımızdaki birçok zararlı etkenin farkında olmadan yaşamaya devam ediyoruz.

Elif Soykan/Ajanda İstanbul

 

Please follow and like us:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error

Ajanda İstanbul'u sosyal medyada da takip edin!